Haklarımız

  • KADES Hakkında Konuşalım
  • 6284 Sayılı Kanun Nedir
  • Süt İzni Ayrıntıları
  • Anne Adaylarını Bekleyen Süreçler

Kadın Destek Uygulaması (KADES)

KADES, kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz kötü muamele gibi kötü eylemleri biraz da olsun engellemek adına kullanıcılara sunulmuş resmi bir uygulamadır. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış ve acil durumlarda ilk aklınıza gelecek acil müdahale uygulamasıdır.

KADES uygulaması, son yıllarda giderek artan kadına şiddet olaylarının önüne geçebilmek ve kadınlara yardım edebilmek adına geliştirilmiştir. Eşinden veya bir başkasından şiddet gören ya da şiddete maruz kalma ihtimali olan kadınlar, akıllı telefonları üzerinden yapacakları ihbarlarda hızlı bir şekilde bu iş için kurulan Kadın Acil Destek İhbar Sistemi’ne ulaşabiliyorlar ve bu sayede yardım alabiliyorlar.

Akıllı telefon kullanıcısı bir kadının, Google Play Store ve Apple Store uygulamasından indireceği “Kadın Destek Uygulamasını (KADES)”, T.C. Kimlik Numarasını girerek ve sonrasından EGM serverlarından gelen aktivasyon kodu ile aktif hale getirebileceği uygulama ile aile içi ve kadına yönelik şiddet mağduru kadınların acil durumlarda cihaz konum bilgisini açarak bir tuşla 155 Polis İmdat Acil Çağrı Merkezine ulaşarak, yardım çağrısının yapıldığı olay yerine en yakın ekip veya devriyenin sevk edilerek olaya müdahalesi sağlanacaktır.

Uygulamayı burdan https://www.icisleri.gov.tr indirebilirsiniz.

Mobil Uygulama İçin:

6284 Sayılı Kanun Nedir

6284 SAYILI AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUNA İLİŞKİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

6284 sayılı kanuna ilişkin uygulama yönetmeliğine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

BİRİNCİBÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç ve kapsam
MADDE1 – (1) Bu Yönetmelik, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar,çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan
kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi ile şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali olan kişiler hakkında şiddetin önlenmesine yönelik tedbirler
ile bu tedbirlerin alınması ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 22 nci maddesine
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar ve kısaltmalar
MADDE3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Aydınlatılmış rıza: Korunan kişinin kendisi hakkında verilebilecek tedbir kararının anlayabileceği bir biçimde sebepleri, aşamaları ve sonuçları hakkında
açıklama yapılarak bilgilendirilmesi ve özgür iradesi ile bu hususların tamamını anlayıp kabul ettiğine dair yazılı beyanını,
b) Bakanlık: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını,
c) Gecikmesinde sakınca bulunan hal: Kolluk tarafından yapılacak tahkikat ve risk değerlendirilmesi sonucunda, derhal işlem yapılmadığı takdirde, şiddet
eyleminin önlenememesi, kişinin can güvenliği, hak ve hürriyetlerinin korunmasının tehlikeye girmesi, korunan kişinin zarar görmesi, şiddet eyleminin iz, eser, emare ve
delillerinin kaybolması, şiddet uygulayanın kaçması veya kimliğinin tespit edilememesi gibi ihtimallerin ortaya çıkması ve resen veya ilgilinin talebi üzerine mülki
amirden ya da hâkimden kararalmak için yeterince vakit bulunamaması halini,
ç) Geçici koruma: Hayati tehlikesi bulunan şiddet mağdurunun kolluk tarafından gerektiğinde her türlü teknik cihaz ve donanımlarla, yirmidört saat esasına göre
kesintisiz olarak, şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişilerden gelebilecek tehlikelerden korunmasıamacıyla yerine getirilen tedbiri,
d) GenelMüdürlük: Kadının Statüsü GenelMüdürlüğünü,
e) Hâkim:Aile mahkemesi hâkimini,
f) Hayati tehlike: Bir kimsenin ölümle sonuçlanabilecek birşiddet olayına maruz kalması ya da kalma ihtimalinin bulunması halini,
g ) İhbar ve şikâyet: İhbar, üçüncü kişiler tarafından ilgili makam veya mercilere olayın yazılı, sözlü veya başka bir suretle bildirilmesini; şikâyet, şiddet
mağdurunun şiddet veya şiddet tehlikesi halinde ilgili makam veya mercilere müracaat etmesini,
ğ) Kanun: 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu,
h) Kolluk: Polis, jandarma ve sahil güvenlik birimlerini,
ı) Kolluk amiri: Hakkında tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yerdeki Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet
Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından atamalarındaki usule göre konu ile yetkili ve görevli kolluk biriminin komutanını/amirini,
i) Konukevi: Fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik veya sözlü istismara veya şiddete uğrayanların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının
çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde şiddet mağdurlarının varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri ve
konukevi, sığınmaevi, kadın sığınağı, kadınevi, şefkatevi ve benzeriadlarla açılan yatılısosyal hizmet kuruluşunu,
j) Korunan kişi: Tedbir kararı kapsamında korunan şiddet mağdurunu ve varsa beraberindekiçocukları,aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurunu,
k) Koruyucu tedbir kararı: Kanun kapsamında belirtilen merciler tarafından korunan kişi hakkında olayın niteliği dikkate alınarak hükmedilecek tedbirlere ilişkin
kararı,
l) Müdürlük:Aile ve Sosyal Politikalar il veya ilçe müdürlüğünü,
m) Şiddet:Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acıçekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri,
buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü
veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı,
n) Şiddet mağduru: Mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde uyruğuna bakılmaksızın, Kanunda şiddet olarak tanımlanan tutumve davranışlara doğrudan veya dolaylı
olarak maruz kalan ya da kalma tehlikesi bulunan kişiyi ve şiddetten etkilenen veya etkilenme tehlikesi bulunan kişiyi,
o) Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM): Şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik güçlendirici ve
destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin verildiği, yeterli ve gerekli personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam
edildiği, çalışmaların yedi gün yirmi dört saat esasına göre yürütüldüğü merkezi,
ö) Şiddet uygulayan: Kanunda şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışları uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişiyi,
p) Önleyici tedbir kararı: Kanunda belirtilen merciler tarafından şiddet uygulayan veya uygulama tehlikesi bulunan kişi hakkında, olayın niteliği dikkate alınarak
hükmedilecek tedbirlere ilişkin kararı,
r) Şikâyet mercileri:Kolluğu, mülkiamiri, Cumhuriyet başsavcılığını, hâkimi, Bakanlığın ilgili birimlerini,
s) Tedbir kararı: Kanun kapsamında, şiddet mağduru ve şiddet uygulayan hakkında hâkim, mülkî amir veya kolluk tarafından, talep veya ihbar üzerine ya da
resen verilecek kararı,
ş) Tek taraflı ısrarlı takip: Aralarında aile bağı veya ilişki bulunup bulunmadığına bakılmaksızın , şiddet uygulayanın , şiddet mağduruna yönelik olarak,
güvenliğinden endişe edecek şekilde fiziki veya psikolojik açıdan korku ve çaresizlik duygularına sebep olacak biçimde, içeriği ne olursa olsun fiili, sözlü, yazılı olarak
ya da her türlü iletişim aracını kullanarak ve baskı altında tutacak her türlü tutum ve davranışı,
ifade eder.
İKİNCİBÖLÜM
İhbar ve Şikâyet
İhbar ve şikâyet
MADDE 4 – (1) Kişinin, şiddete uğraması veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunması halinde herkes durumu yazılı, sözlü veya başka bir suretle ilgili
makam ve mercilere ihbar edebilir. Şiddet veya şiddete uğrama tehlikesinden haberdar olan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
ise durumu derhal, şikâyet mercilerine bildirmek zorundadır.
(2) Şiddet mağduru, şiddet veya şiddete uğrama tehlikesine maruz kalması halinde durumu şikâyet mercilerine yazılı, sözlü veya başka bir şekilde bildirebilir.
(3) Şikâyet mercileri Kanun kapsamındaki görevlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür.
(4) Müdürlük veya ŞÖNİM’e yapılan şikâyet ve ihbarlar, bunlar tarafından olayın özelliğine göre, kolluğa, mülki amire, Cumhuriyet başsavcılığına veya hâkime
gecikmeksizin bildirilir.
(5) Sözlü yapılan şikâyet ve ihbarlar derhal tutanağa geçirilir.
Yapılacak işlemler
MADDE 5 – (1) Kolluk, kendisine yapılan ihbar veya şikâyet üzerine genel hükümler doğrultusunda gerekli işlemleri yapar. Gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde Kanun kapsamında almış olduğu koruyucu ve önleyici tedbirleri onaylanmak üzere tedbirin niteliğine göre mülki amire veya hâkime sunar. Kolluk, kendisine
intikaleden her olay hakkında gecikmeksizin en seri vasıtalarla ŞÖNİM’e bilgi verir.
(2) Cumhuriyet başsavcılığı, yapılan ihbar ve şikâyet üzerine evrakın bir örneğini ivedilikle olayın niteliğine göre uygulanabilecek olan koruyucu veya önleyici
tedbir hakkında karar verilmek üzere hâkime veya mülkiamire gönderir.
(3) Mülkiamire yapılan ihbar veya şikâyet üzerine Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer
tedbirlere karar verilebilir. Ayrıca mülkiamir olayın niteliğine göre şikâyet veya ihbarı, kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirir.
(4) Hâkim veya mülki amir tarafından verilen kararlar ivedilikle ŞÖNİM’e bildirilir.
ÜÇÜNCÜBÖLÜM
Tedbir Kararları
Mülkî amir tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları
MADDE6 – (1) Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere delil veya belge
aranmaksızın mülkî amir tarafından ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlilerinin başvurusu üzerine ya da resen karar verilebilir:
a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yerisağlanması,
b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması,
c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi,
ç) Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması,
d) Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile
sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek şartıyla Bakanlık bütçesinin
ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.
Barınma yerinin sağlanması
MADDE7 – (1) Hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler, Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetimve denetimi altında bulunan yerlerde; barınma
yerlerinin yetersiz kaldığı hâllerde ise mülkî amirin, acele hâllerde kolluğun veya Bakanlığın talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya
benzeri yerlerde güvenli nakli sağlanıncaya kadar geçici olarak barındırılır.
(2) Korunan kişi varsa beraberindeki çocukları ile birlikte ŞÖNİM tarafından Bakanlığa bağlı veya Bakanlığın denetimi altında bulunan barınma yerlerine güvenli
nakli sağlanıncaya kadar, bedeli ödenerek ve geçici barınmanın sağlandığı yer kolluğu tarafından kişinin güvenliği sağlanarak sosyal tesis, yurt ve benzeri yerlerde
geçici olarak barındırılır. Barınma ve iaşe giderleri, ŞÖNİM tarafından ödenir. Korunan kişinin yerleştirildiği yere ilişkin bilgi ŞÖNİM’e bildirilir. ŞÖNİM kişinin talebini
de dikkate alarak uygun ilk kabul birimi veya konukevi hizmeti verilecek yeri belirler ve korunan kişinin buraya yerleştirilmesini sağlar.
(3) Korunan kişi ve beraberindeki çocukların hayati tehlikesinin bulunması halinde konukevi, ilk kabul birimi veya diğer tesislere güvenli bir şekilde
yerleştirilmesine kolluk tarafından refakat edilir. ŞÖNİM tarafından il içi ve il dışı nakillerde ulaşımiçin araç tahsis edilir ve ulaşım giderleri ile korunan kişinin zorunlu
giderleri karşılanır.
(4) Barınma yeri sağlanması tedbirinin kolluk amirince uygulandığı veya korunan kişinin kollukta bulunduğu hallerde, kolluk tarafından kişi ŞÖNİM’e ivedilikle
ulaştırılır. Bunun mümkün olmaması halinde barınma ve iaşe giderleri Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak üzere kendisine ve beraberindekilere geçici
barınma imkânı, ikinci fıkrada belirtilen şekilde sağlanır.
(5) Mülki amirin veya kolluk amirinin kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait barınma yerlerine getirilen şiddet mağduru, başka herhangi bir karar veya onay
aranmaksızın barınma yerine derhal kabul edilir.
(6) Resen hakkında barınma yeri sağlanması tedbirine karar verilen kişinin barınma yerinde kalmak istememesi halinde aydınlatılmış rızası alınarak kalmak istediği
yere ŞÖNİM tarafından ulaştırılır. Kişinin hayati tehlikesinin bulunması halinde kolluk refakati talep edilir.
Geçici maddi yardım yapılması
MADDE8 – (1) Korunan kişi hakkında Kanunun 17 nci maddesi uyarınca geçici maddi yardım yapılır.
(2) Tedbir kararı, ilgiliye tefhim veya tebliğ edilir ve yerine getirilmek üzere ŞÖNİM’e gönderilir.
(3) Geçici maddi yardım kararı ile on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının otuzda birine kadar günlük ödeme yapılır.
Korunan kişinin birden fazla olması hâlinde, ilave her bir kişi için bu tutarın yüzde yirmisi oranında ayrıca ödeme yapılır. Ancak, ödenecek tutar hiçbir şekilde belirlenen
günlük ödeme tutarının bir buçuk katını geçemez. Korunan kişilere barınma yeri sağlanması hâlinde bu fıkrada belirlenen tutarlar yüzde elli oranında azaltılarak
uygulanır.
(4) Geçici maddi yardım, korunan kişinin kimlik numarası ve banka hesap numarası beyanına istinaden, kararın ŞÖNİM’e tebliğ edilmesini müteakiben hazırlanan
bordro ile ödenir. Bordro, her ayın onbeşinde ve otuzunda düzenlenerek tahakkuk eden meblağ ilgililerin banka hesabına yatırılır. Aynı tedbir kararında birden fazla kişi
hakkında geçici maddi yardım yapılmasına dair karar verilmesi halinde bu kişiler aynı bordroda gösterilir ve ödemeler aynı banka hesap numarasına yapılır. Ödeme
evrakına karar örneği eklenir. Geçici maddi yardıma dair ödemelere kararın geçerliliği süresince devam edilir. Geçici maddi yardım yapılmasının kaldırılmasına ya da
değiştirilmesine karar verilmesi halinde kararın geçerli olduğu gün üzerinden hesaplanarak ödeme yapılır. Korunan kişiye elden ödeme yapılmaz.
(5) Geçici maddi yardımlar için yapılan ödemeler, Bakanlık bütçesine, geçici maddi yardımlar için konulan ödenekten karşılanır. Geçici maddi yardıma ilişkin
ödemelerin gerialımı 42 nci maddede belirtilen esaslara göre yapılır.
(6) Diğer Kanunlara göre yapılan yardımlar, geçici maddi yardım yapılması tedbirine karar verilmesine engel olmaz.
(7) Bu madde kapsamında yapılan ödemeler, gelir vergisi ile veraset ve intikal vergisinden, bu ödemeler için düzenlenen kâğıtlar ise damga vergisinden
istisnadır.
Rehberlik ve danışmanlık hizmeti
MADDE 9 – (1) Korunan kişiye, kişinin psikolojik ve sosyo-ekonomik durumu değerlendirilerek, hakları, destek alabileceği kurumlar, meslek edindirme
kurslarına katılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmayı da kapsayacak şekilde iş bulma ve benzeri konularda gelişmesi ve uyum sağlaması, gerekli olan seçimleri,
yorumları, planları yapması ve kararları vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazandırmak ve psikolojik destek sağlamak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile
işbirliği içerisinde gerekli hizmetler verilir.
(2) Korunan kişinin hukuki rehberliğe ihtiyacı olması halinde 48 inci madde ile düzenlenen davalara müdahil olmayı da içeren gerekli destek ve danışmanlık
hizmeti verilir.
(3) Bu hizmetlerin yerine getirilmesinde koordinasyon ŞÖNİM tarafından sağlanır.
Geçici koruma altına alınma
MADDE10 – (1) Mülkî amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından, olayın niteliği, şikâyet ve ihbar göz önünde bulundurularak
şiddet mağdurunun hayati tehlikesinin bulunması halinde ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alma tedbiri verilir.
(2) Geçici koruma altına alınma tedbir kararının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu tedbir kararı verilen kişilerin yerleşimyeri, bulunduğu veya tedbirin
uygulanacağı yerdeki kolluk görevli ve yetkilidir. Korunan kişi acil durumlarda hemen, diğer hallerde ise yirmidört saat öncesinden gideceği yere ilişkin olarak görevli
ve yetkili kolluğa bilgi verir. Kolluk tarafından korunan kişinin gideceği yerdeki kolluk gecikmeksizin haberdar edilir ve tedbir kararı uygulanmaya devam olunur.
(3) Korunan kişinin ne şekilde koruma altına alınacağı, şiddet mağduruna yönelik muhtemel tehdit ve risk göz önüne alınarak şiddet mağduru ve şiddet
uygulayanın durumunun değerlendirilmesi suretiyle 11/11/2008 tarihli ve 27051 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelerce
Alınacak Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikte yer alan fiziki koruma tedbirleri hâkim veya mülki amir tarafından, gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde kolluk tarafından belirlenir.
(4) Korunan kişiye, geçici koruma kararının kapsam ve içeriği, şiddet veya şiddete uğrama tehlikesinin varlığı halinde arayabileceği telefon numaraları, kolluğun
sorumlulukları, hangi durumlarda kolluğa bilgi vermesi gerektiği, hangi kolluk biriminin geçici koruma hizmetinden sorumlu olduğu ve benzeri hususlar, kolluk
tarafından açıklanarak tutanağa geçirilir ve tebliğ edilir.
Kreş imkânı sağlanması
MADDE11 – (1) Çocuk sahibi olan korunan kişinin çalışmaması halinde, çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, çalışması hâlinde ise iki aylık
süre ile sınırlı olmak, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek şartıyla Bakanlık bütçesinin
ilgili tertibinden karşılanmak üzere kreş imkânı sağlanması tedbiri verilir.
(2) Korunan kişi, çocuğun kamuya ait veya özel kreşe kaydedildiğine veya kreşe devam ettiğine dair belge ile aylık kreş bedelini gösterir belgeyi Müdürlüğe
ibraz eder. Müdürlük birinci fıkra uyarınca gerekli işlemleri yerine getirir ve hizmetin alınması süresi üzerinden aylık olarak ödeme yapar. Çocuk bir aydan daha kısa bir
süre faydalanmış ise hizmet aldığı gün üzerinden ödeme yapılır.
(3) Kreş bedelinin birinci fıkrada belirtilen tutardan az olması halinde belgedeki tutar, fazla olması halinde ise birinci fıkrada belirtilen tutar ödenir. Bu ödemeler
Müdürlük tarafından kreşe yapılır.
(4) Kreş imkânı sağlanmasına dair tedbirin suiistimalinin öğrenilmesi halinde ödenen meblağ korunan kişiden tahsiledilir.
Hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları
MADDE 12 – (1) Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak hâkim tarafından, ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlilerinin ya da Cumhuriyet
savcısının başvurusu üzerine veya resen, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaksızın aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya olayın
özelliğine göre mülki amir tarafından alınabilecek tedbirler de dâhil olmak üzere, uygun görülecek benzer tedbirlere karar verilebilir:
a) İş yerinin değiştirilmesi.
b) Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.
c) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi
konulması.
ç) Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin
aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı TanıkKoruma Kanununa göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.
İşyerinin değiştirilmesi
MADDE 13 – (1) Hâkim tarafından, korunan kişinin tabî olduğu ilgili mevzuat hükümlerine göre, talebinin bulunması halinde veya onayı alınmak suretiyle
işyerinin bulunduğu il içinde ya da il dışında değiştirilmesine karar verilebilir.
(2) Karar hâkim tarafından, korunan kişi bakımından en uygun koşullar göz önüne alınarak yerine getirilmek üzere korunan kişinin iş yerine tebliğ edilir.
(3) Karar yetkili kurum veya kişi tarafından yerine getirilir. İş yeri değiştirilmesine dair tedbir kararının kaldırılması halinde de karar işyerine tebliğ edilir.
Ayrı yerleşim yeri belirlenmesi
MADDE14 – (1) Hâkim tarafından, korunan kişinin talebi üzerine kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı bir yerleşim yeri belirlenebilir.
(2) Hakkında ayrı yerleşim yeri belirlenmesine dair tedbir kararı verilen kişinin müracaatı üzerine, nüfus müdürlüğü tarafından kişinin talebine uygun olarak
adresle ilgili işlemler yerine getirilir.
Aile konutu şerhi
MADDE 15 – (1) Hâkim tarafından, Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne, aile konutu şerhi
konulması kararı verilebilir.
(2) Karar, hâkim tarafından ivedilikle yerine getirilmek üzere ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderilir.
Kimlik ve diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi
MADDE 16 – (1) Kimlik ve diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi tedbiri, hâkim tarafından, korunan kişinin hayati tehlikesinin bulunması ve bu tehlikenin
önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde, ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayanılarak Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre verilen
tedbir kararıdır.
(2) Karar, İçişleri Bakanlığınca gereği yerine getirilmek üzere hâkim tarafından Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(3) Cumhuriyet başsavcılığınca bu karar İçişleri Bakanlığına ivedilikle gönderilir. Karar üzerine yapılan işlemin sonucu, İçişleri Bakanlığı tarafından Cumhuriyet
başsavcılığına bildirilir.
Hâkim tarafından verilecek önleyici tedbir kararları
MADDE17 – (1) Hâkim tarafından şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere
karar verilebilir:
a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.
ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle
kaldırılması.
d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere
çocuklarına yaklaşmaması.
e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.
f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.
g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.
ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.
h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve
bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.
ı) Birsağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.
(2) Hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre
velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar verebilir.
(3) Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan veya katkıda bulunan kişi ise hâkim, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafakaya
hükmedilmemiş olması kaydıyla, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Tedbir nafakasının
tahsiline ilişkin hususlar 43 üncü maddedeki usul ve esaslara göre yerine getirilir.
Şiddet tehdidinde veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmama
MADDE 18 – (1) Hâkim tarafından, şiddet uygulayanın korunan kişiye karşı tehdit, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme ve benzeri söz ve davranışlarda
bulunmamasına ilişkin olarak karar verilebilir.
Uzaklaştırma ve konutun korunan kişiye tahsisi
MADDE 19 – (1) Hâkim tarafından şiddet uygulayanın, korunan kişi ile birlikte oturdukları müşterek konuttan uzaklaştırılarak, konutun korunan kişiye tahsis
edilmesine ilişkin karar verilebilir.
(2) Mülkiamir ya da hâkim, talep edilmesi hâlinde korunan kişiye, şiddet uygulayana ya da bu kişilerin yakınlarına ait kişiseleşya ve belgelerin kollukmarifetiyle
kendilerine teslimedilmesine karar verebilir. Teslimedilecek kişiseleşya ve belgeler, tedbir kararında gösterilir.
(3) Bu tedbirin uygulanması, şiddet uygulayanın uzaklaştırıldığı konutun kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve benzeri giderlerini karşılamaya devametmesine
engel teşkiletmez. Hâkimşiddet uygulayanın, koruma kararısüresince aile konutunun kira sözleşmesini feshetmemesine, kamu konutu tahsisinin kaldırılması yönünde
talepte bulunmamasına ve bu tür yükümlülüklerinin devamı ile uygun göreceği diğer tedbirlere de karar verebilir.
(4) Kira sözleşmesine ilişkin tedbir kararı kiralayana, kamu konutu tahsisinin kaldırılmamasına yönelik tedbir kararı ise ilgili kamu kurumuna bildirilir.
Korunan kişinin bulunduğu yere yaklaşmama
MADDE20 – (1) Hâkimtarafından, şiddet uygulayanın korunan kişiye, konuta, okula, işyerine ve korunan kişinin bulunabileceği sair yerlere yaklaşmamasına
ilişkin karar verilebilir.
Çocukla kişisel ilişki kurulmasının sınırlandırılması
MADDE 21 – (1) Hâkimtarafından daha önce verilmiş, çocukla kişisel ilişki kurma kararı varsa kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına veya durumun
özelliğine göre sınırlandırılmasına ya da tümüyle kaldırılmasına ilişkin karar verilebilir.
Yakınlara, tanıklara ve çocuklara yaklaşmama
MADDE22 – (1) Hâkimtarafından gerekli görülmesi hâlinde, şiddet uygulayanın, şiddete uğramamış olsa bile korunan kişinin, yakınlarına, şiddetin tanıklarına
ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâllersaklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmamasına ilişkin karar verilebilir.
Eşyalara zarar vermeme
MADDE23 – (1) Hâkimtarafından, şiddet uygulayanın, korunan kişinin şahsieşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesine yönelik karar verilebilir.
İletişimaraçlarıyla rahatsız etmeme
MADDE24 – (1) Hâkimtarafından, şiddet mağdurunun korunmasıamacıyla, şiddet uygulayanın görsel, işitsel, yazılı, internet ve benzeri iletişimaraçlarıyla ya
da sairsurette korunan kişiyi rahatsızetmemesine yönelik karar verilebilir.
Silah teslimi
MADDE25 – (1) Hâkimtarafından, şiddet mağdurunun korunmasıamacıyla şiddet uygulayana ait silâhların kolluğa teslimine ve tedbir süresinin sonuna kadar
emanetine yönelik karar verilebilir.
Kamu görevi nedeniyle kullanılan silahın teslimi
MADDE26 – (1) Hâkimtarafından, şiddet uygulayanın, silah taşımasızorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı
kurumuna teslimetmesine yönelik karar verilebilir.
(2) Silahı teslim alan kurum amiri, karar süresinin sonuna veya tedbirin değiştirildiğine ya da kaldırıldığına dair yeni bir karar verilmedikçe birinci fıkra
hükümlerine göre verilen tedbir kararını uygulamaya devameder ve silahı hiçbirşekilde iade etmez.
(3) Silahın teslimalınması ve iadesi işlemleri kurumamiri, şiddet uygulayan ve bir tanık arasında imzalanan tutanak ile yerine getirilir.
Alkol veya uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanmama ve bağımlılık halinde muayene ve tedavi
MADDE27 – (1) Hâkimtarafından, şiddet uygulayanın, korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu
maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve
tedavisinin sağlanmasına yönelik karar verilebilir.
(2) Hakkında önleyici tedbir kararı verilen kişinin, bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavi olmasının sağlanması ve sonuçları ile tedbirin kişi üzerindeki
etkilerinin takibi ŞÖNİM tarafından ilgili kurum veya kuruluş ile koordinasyon içerisinde yerine getirilir. ŞÖNİM olayın özelliğine göre bu kararın yerine getirilmesi
sırasında kolluktan yardımisteyebilir.
(3) Hakkında tedbir kararı verilen kişinin sağlık kuruluşunda tedaviyi reddetmesi halinde durumtutanakla tespit edilerek ivedilikle Cumhuriyet başsavcılığına ve
ŞÖNİM’e bildirilir.
(4) Bu tedbirin uygulanmasına ilişkin giderler, 44 üncü maddenin üçüncü fıkrasındaki usul ve esaslara göre karşılanır.
Bir sağlık kuruluşunda muayene ve tedavi
MADDE28 – (1) Hâkimtarafından şiddet uygulayanın, şiddet eğilimine yolaçan davranışlarını önlemek amacıyla, sağlık kuruluşuna muayene veya tedavisi için
başvurması ve tedavisinin sağlanmasına yönelik karar verilebilir.
(2) Şiddet uygulayanın muayene ve tedavisinin sağlanmasına karar verilmesi halinde, illerde il halk sağlığı müdürlüğüne, ilçelerde toplum sağlığı merkezine
başvurulmasızorunludur.
(3) Şiddet uygulayan, illerde il halk sağlığı müdürlüğü varsa ruh sağlığı şubesi tarafından, ilçelerde toplum sağlığı merkezi tarafından kamuya ait sağlık
kuruluşuna sevk edilir. İlgilinin tedaviyisürdürüp sürdürmediği ve yapılan işlemin sonucu bu birimler tarafından ŞÖNİM’e bildirilir.
(4) Hakkında tedbir kararı verilen kişinin sağlık kuruluşunda tedaviyi reddetmesi halinde durumtutanakla tespit edilerek ivedilikle Cumhuriyet başsavcılığına ve
ŞÖNİM’e bildirilir.
(5) Bu tedbirin uygulanmasına ilişkin giderler, 44 üncü maddenin üçüncü fıkrasındaki usul ve esaslara göre karşılanır.
Kolluk amiri tarafından alınabilecek tedbirler
MADDE 29 – (1) Mülkî amir tarafından alınabilecek barınma yeri sağlanmasına ve geçici koruma altına alınmasına ilişkin tedbirler, gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde ilgili kolluk amirince de alınabilir. Kolluk amiri,evrakıen geç tedbirin alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkîamirin onayına sunar. Mülkî amir
tarafından kırk sekizsaat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
(2) 18, 19, 20 ve 22 nci maddelerde belirtilen ve hâkimtarafından karar altına alınabilecek önleyici tedbirler, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk
amirince alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç tedbirin alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmi dört saat içinde
onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
(3) Tatil günlerisürenin hesabına dâhildir. Sürenin bitimi resmi tatil veya hafta sonuna rastlarsa, süre takip eden ilk iş günü sona erer.
DÖRDÜNCÜBÖLÜM
Tedbir Kararlarının Verilmesi, Yerine Getirilmesi ve Diğer Usul İşlemleri
Tedbir kararının verilmesi
MADDE30 – (1) Tedbir kararı ilgilinin talebi, müdürlük, ŞÖNİM veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir. Tedbir kararları
en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkîamirden ya da kolluktan talep edilebilir.
(2) Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşılması hâlinde, resen,
korunan kişinin, müdürlük, ŞÖNİM veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine, tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine ya da aynen devam etmesine karar
verilebilir.
(3) Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Kararın
verilmesi, Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez.
(4) Hâkim veya mülki amir tarafından resen, korunan kişi, müdürlük, ŞÖNİM veya kolluk görevlileri tarafından yapılan talep üzerine, şiddet veya şiddet
uygulama tehlikesinin ortadan kalktığının anlaşılması halinde, kararı veren merci tarafından verilen tedbirlerin kaldırılmasına karar verilebilir. Tedbirlerin kaldırılmasına
karar verilmesi halinde bu karar korunan kişiye de tebliğ edilir.
Tedbir kararının tebliği
MADDE 31 – (1) Tedbir kararı, kararı veren merci tarafından korunan kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilir. Bu karar, yerine getirilmek üzere
görevli olan kurumveya kuruluşa gönderilir.
(2) Tedbir talebinin reddine ilişkin karar, sadece korunan kişiye tebliğ edilir.
(3) 29 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında alınan tedbirlerin belirtilen sürelerde yetkili merci tarafından onaylanmaması halinde tedbir kararının kalktığı
korunan kişiye tebliğ edilir, ilgili kolluğa bildirilir.
(4) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ilgili kolluk birimi tarafından alınan önleyici tedbir, şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir ve bu husus
hakkında ŞÖNİM’e ve mahkemeye bildirimde bulunulur.
(5) Şiddet uygulayana, tedbir kararına aykırı davranması halinde hakkında zorlama hapsine tabi tutulmasına karar verilebileceği ihtarı kararda belirtilir. Ayr ıca
tedbir kararının tefhimve tebliğ işlemlerinde de bu ihtar yapılır.
Gizlilik
MADDE32 – (1) Gerekli bulunması hâlinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini
ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önemtaşıyan diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulur. Bu bilgileri hukuka aykırı
olarak başkasına veren, ifşa eden veya açıklayan kişi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
(2)Adli işlemlerde, şiddet mağduruna ilişkin gizlilik işlemleri Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkemelerce Alınacak Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Esas ve
Usuller Hakkında Yönetmelik hükümleriçerçevesinde yerine getirilir.
(3) Korunan kişiye yapılacak tebligatlarda ŞÖNİM’e ait adres bilgileri kullanılır.
(4) Birinci fıkra hükmüne göre bilgilerinin gizli tutulmasına karar verilen korunan kişinin, Milli EğitimBakanlığı, Merkezî Nüfus İdaresi Sistemi, Sosyal Güvenlik
Kurumu, UlusalYargıAğı BilişimSistemi, kolluk, bankalar, sağlık kurumve kuruluşları ve benzeri tümkayıtlardaki bilgileri gizli tutulur.
(5) Korunan kişi hakkında gizlilik kararı verilmesi halinde, karar ŞÖNİM müdürü aracılığıyla tedbir kararının uygulanacağı yer nüfus müdürlüklerinde ilgilinin
nüfus kaydına işlenir. Gizlilik şerhinde kararı veren mercinin adı, kararın tarih ve sayısı bulunur. Bu durumda korunan kişilerin resmi başvuru, iş ve işlemlerinin
yapılmasısırasında adres beyanı istenilmez. Gizlilik kararı verilen kayıtlarsadece elektronik ortamda tutulur.
(6) Korunan kişinin nüfus kaydına işlenen gizlilik şerhi, tedbir kararının süresinin sona ermesini takip eden onbeşinci gün MERNİS veri tabanından silinir.
Gizliliğe ilişkin tedbir kararının değiştirilmesi veya kaldırılması halinde ise nüfus müdürlüğü tarafından karar gecikmeksizin yerine getirilir.
Mülki amir tarafından verilen kararlara itiraz
MADDE 33 – (1) Kanun hükümlerine göre mülki amir tarafından verilen koruyucu tedbir kararına karşı, tefhimveya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde,
ilgililer tarafından aile mahkemesine itirazedilebilir. Aile mahkemesinin bulunmaması halinde 34 üncü maddenin ikinci fıkrasında yeralan usule göre işlemyapılır.
(2) Hâkim, verilen tedbir kararının kaldırılmasına veya uygun görülecek başka bir tedbirle değiştirilmesine veya aynen devamına karar verebilir.
(3) İtiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, h âkimtarafından gerekli görülmesi halinde ilgililer dinlenebilir. Karar bir hafta içinde verilir. İtiraz
üzerine verilen karar kesindir.
Hâkimtarafından verilen tedbir kararlarına ve zorlama hapsi kararına itiraz
MADDE 34 – (1) Kanun hükümlerine göre hâkimtarafından verilen koruyucu veya önleyici tedbir kararları ile tedbir kararlarına aykırılık dolayısıyla verilen
zorlama hapsi kararlarına karşı, tefhimveya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itirazedilebilir.
(2) İtiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için
birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı
hâkimolması hâlinde ise en yakın asliye hukukmahkemesine gecikmeksizin gönderilir.
(3) Tedbir kararlarına karşı yapılan itirazı inceleyecekmerci, itiraztalebinin kabulüne veya reddine, verilen tedbir kararının kaldırılmasına, uygun görülecek başka
bir tedbirle değiştirilmesine veya aynen devamına karar verebilir.
(4) İtiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, hâkimtarafından gerekli görülmesi halinde ilgililer dinlenebilir.
(5) Asıl dava ile birlikte talep edilen tedbirler hakkında verilen kararlara karşı,esas davadan bağımsız olarak ikinci fıkrada yeralan usule göre itirazedilebilir.
(6) Zorlama hapsi kararlarına karşı yapılan itirazda da ikinci fıkrada yeralan usule göre işlemyapılır.
(7) Karar bir hafta içinde verilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
Tedbir kararının ilgili makamlara iletilmesi ve yerine getirilmesi
MADDE35 – (1) Tedbir kararları, kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa veya müdürlüğe gecikmeksizin en seri vasıtalarla bildirilir.
(2) Kanun kapsamında ilgili mercilere yapılan başvurular ile bu başvuruların kabul ya da reddine ilişkin kararlar, başvuru yapılan merci tarafından ŞÖNİM’e
gecikmeksizin bildirilir.
(3) Tedbir kararları, kararın niteliğine göre kamu kurumve kuruluşları tarafından ŞÖNİM ile işbirliği içerisinde ivedilikle yerine getirilir. Koruyucu veya önleyici
tedbir kararlarının alınması ve yerine getirilmesiaşamasında şiddet mağduru ile şiddet uygulayan arasında uzlaşma ya da arabuluculuk önerilemez.
(4) Korunan kişinin geçici koruma altına alınmasına, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde barınma yerisağlanmasına ilişkin koruyucu tedbir kararları ile şiddet
uygulayan hakkında verilen önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişinin yerleşim yeri veya
bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yerdeki kolluk görevli ve yetkilidir.
(5) Önleyici tedbir kararı, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından görevli ve yetkili kolluğa ivedilikle gönderilir ve kolluk marifeti ile uygulanması izlenir. Cumhuriyet
başsavcılığınca gerektiğinde tedbir kararının başvuruda bulunanlar tarafından kolluğa götürülmesine imkân tanınır . Önleyici tedbir kararlarının yerine getirilip
getirilmediği kararsüresince kolluk tarafından kontroledilir. Bu kontrol korunan kişinin;
a) Bulunduğu konutun haftada en az bir kezziyaret edilmesi,
b) İkinci derece dâhil olmak üzere yakınları ile iletişimkurulması,
c) Komşularının bilgisine başvurulması,
ç) Oturulan yerin muhtarından bilgialınması,
d) Bulunduğu konutun çevresinde araştırma yapılması,
şeklinde yerine getirilir. Tedbir kararlarına aykırılığın tespit edilmesi halinde bu husus hakkında tutanak tutulur ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(6) Tedbir kararlarının alınması ve uygulanması için yapılan iş ve işlemlerin aşamaları ve sonucu hakkında ilgili kurumtarafından aynı gün en geç saat 16.00’ya
kadaren seri vasıtalarla ŞÖNİM’e bildirilir.
(7) Korunan kişi, korunduğu yer dışında başka bir yere gitmesi gerektiğinde gideceği yer hakkında kolluğa bilgi verir, bu durumda dahi hakkında verilen kararın
uygulanmasına devamedilir. Korunan kişi tarafından tedbir kararına uyulmaması halinde bu husus kolluk amiri tarafından bir tutanak ile tespit edilir.
(8) Tedbir kararının ilgililere tefhimveya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkiletmez.
Kolluk görevleri
MADDE 36 – (1) Kolluk görevleri, kolluğun merkez ve taşra teşkilâtında Kanunda belirtilen hizmetlerle ilgili olarak, kolluk birimlerince belirlenmiş olan yeteri
kadar görevli tarafından yerine getirilir.
(2) Bu görevliler, özellikle çocuk ve kadının insan hakları ile kadın erkek eşitliği konusunda eğitimalmış personelarasından belirlenir.
Teknik yöntemlerle takip
MADDE37 – (1) Hâkim, tedbir kararlarının uygulanmasında teknik araç ve yöntemler kullanılmasına karar verebilir. Ancak, teknik araçlar kullanılmak suretiyle,
kişilerin ses ve görüntü kaydıalınamaz, kişiler dinlenemez ve izlenemez.
Tedbir kararlarına aykırılık
MADDE 38 – (1) Tedbir kararlarının ihlal edildiğinin kolluk tarafından tespit edilmesi halinde tutulan tutanak Cumhuriyet başsavcılığına iletilir. Bu tutanak
Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ivedilikle aile mahkemesine gönderilir. Tedbir kararlarının ihlal edildiğinin aile mahkemesince tespit edilmesi halinde ise başka bir
işleme gerek kalmaksızın resen zorlama hapsine ilişkin karar verilebilir.
(2) Tedbir kararının ihlali, tedbire karar veren mahkemenin yargı alanı içerisinde olduğu takdirde zorlama hapsi kararı, bu mahkeme tarafından verilir. Ancak
tedbirin başka bir mahkemenin yargıalanı içerisinde ihlaledilmesi halinde, mükerrerliğe neden olmamak açısından kararı veren mahkemeden aynı tedbir hakkında daha
önce zorlama hapsine karar verilip verilmediği hususunda bilgi istenilir. Verilen bilgiye göre ihlal durumu değerlendirilerek karar verilir.
(3) Zorlama hapsine karar verilebilmesi için şiddet uygulayana, tedbir kararına aykırı davranması halinde hakkında zorlama hapsi uygulanacağına dair ihtarın da
yeraldığı tedbir kararının tefhimveya tebliğ edilmiş olması gerekir.
(4) Zorlama hapsine ilişkin kararlar, duruşma yapılmaksızın verilir. Ancak, hâkimtarafından gerekli görülmesi halinde ilgililer dinlenebilir.
(5) Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararlarına aykırı hareket eden şiddet uygulayana, fiili bir suç oluştursa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve
aykırılığın ağırlığına göre hâkimtarafından üç günden on güne kadarzorlama hapsine tâbi tutulmasına karar verilir.
(6) Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlaledilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz
güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplamsüresialtıayı geçemez.
(7) Zorlama hapsi kararları tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adlisicil kayıtlarına işlenmez.
Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin kurulması
MADDE 39 – (1) Bakanlık, şiddetin önlenmesi ile şiddet mağduru hakkında verilecek koruyucu tedbirler ile şiddet uygulayan hakkında verilecek önleyici
tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik güçlendirici ve destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin verildiği, yeterli ve gerekli
uzman personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdamedildiği,çalışmaların yedi gün yirmidört saat esasına göre yürütüldüğü ŞÖNİM’i kurar.
Kurumlararası koordinasyon
MADDE40 – (1) Kanun hükümlerinin yerine getirilmesinde kurumlararası ve sivil toplumkuruluşları ile koordinasyon Bakanlık tarafından gerçekleştirilir.
(2) Kamu kurumve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişiler, Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak kendi görev alanına giren konularda işbirliği ve yardımda
bulunmak ve alınan tedbir kararlarını ivedilikle yerine getirmekle yükümlüdür. Gerçek ve tüzel kişiler, Kanun kapsamında Bakanlık çalışmalarını desteklemek ve ortak
çalışmalar yapmak üzere teşvik edilir.
(3) Kadınların çalışma yaşamına katılımı, özellikle kadın ve çocukla ilgili olmak üzere şiddetle mücadele mekanizmaları ve benzeri politikalar konusunda, Bakanlık
tarafından üniversiteler, ilgili meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşleri alınarak bilgilendirme materyalleri hazırlanır veya hazırlatılır. Materyaller,
Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan özel televizyon kuruluşları ve radyolar tarafından ayda en az doksan dakika yayınlanır.
Bu yayınlar, asgari otuz dakikası 17.00-22.00 saatleriarasında olmak üzere 08.00-22.00 saatleri arasında yapılır ve yayınların kopyaları her ay düzenli olarak Radyo ve
Televizyon Üst Kuruluna teslimedilir. Bu saatler dışında yapılan yayınlar, aylık doksan dakikalık süreye dâhil edilmez. Bu süreler Radyo ve Televizyon Üst Kurulu
tarafından denetlenir.
(4) Kanunda öngörülen görevlerin yerine getirilmesisırasında kamu kurumve kuruluşlarının personeli Bakanlık görevlilerine yardımcı olurlar.
Eğitim
MADDE41 – (1) Kanunun etkin bir biçimde uygulanmasıamacıyla tümkamu kurumve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindekimeslek kuruluşları, personel ve
üyelerinin Bakanlığın hazırlayıp koordine edeceği, kadının insan hakları ile kadın erkek eşitliği konusunda eğitimprogramlarına katılmasınısağlar.
(2) İlköğretimve ortaöğretimmüfredatına, kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği konusunda eğitime yönelik dersler konulur. Müfredata eklenen derslerin
içeriğiMilli EğitimBakanlığının ilgili birimi ile GenelMüdürlük tarafından birlikte hazırlanır.
(3) Ortaöğretimöğrencileri ile yükseköğrenimöğrencileri, Bakanlığın görev alanına giren konularda sosyal sorumluluk projeleri oluşturmada ya da mevcut
projelerin içerisinde yer alma konularında teşvik edilir. Bu öğrencilere mezun oldukları tarihte Bakanlık ile Milli Eğitim Bakanlığı ya da Yükseköğretim Kurumu
tarafından hazırlanan birsertifika verilir.
BEŞİNCİBÖLÜM
Mali Hükümler ve Diğer Hükümler
Geçici maddi yardımlarda rücu
MADDE 42 – (1) Geçici maddi yardımlar için yapılan ödemelerin tahsili için, ödeme tutarı, ödemenin yapılacağı yer ile tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde
ödenmesi hususu şiddet uygulayana tebliğ edilir. Ödemenin süresinde yapılmaması halinde bu tutar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgili vergi dairesi tarafından takip ve tahsiledilir.
(2) Korunan kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun ilgilimüdürlüğe yapılan ihbar üzerine veya kollukta ya da ŞÖNİM tarafından kararların uygulanması
izlenirken tespit edilmesi halinde, bu hususa ilişkin tutanak tutulur ve sosyal inceleme raporu düzenlenir. Bu durumda yapılan ödemeler, kendisine ödeme yapılan
kişiden 6183 sayılıKanun hükümlerine göre tahsiledilir.
(3) Korunan kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespiti halinde birinci fıkra hükümlerine göre şiddet uygulayandan tahsiledilmiş olan tutar kendisine
iade edilir.
Nafaka
MADDE43 – (1) Kanun hükümlerine göre nafakaya karar verilmesi hâlinde, kararın bir örneği, resen nafaka alacaklısının veya borçlusunun yerleşimyeri icra
müdürlüğüne gönderilir.
(2) Gizlilik kararı bulunması halinde icra müdürlükleri tarafından yapılacak işlemlerde 32 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında korunan kişinin bilgileri gizli
tutulur.
(3) Nafaka ödemekle yükümlü kılınan kişinin SosyalGüvenlikKurumu ile bağlantısı olması durumunda, korunan kişinin başvurusu aranmaksızın nafaka, ilgilinin
aylık, maaş ya da ücretinden icra müdürlüğü tarafından tahsiledilir.
(4) İcra müdürlüklerinin nafakanın tahsili işlemlerine ilişkin posta giderleri Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü ödeneğinden karşılanır. Ayr ıca harç ve benzeri
hiçbirad altında masrafalınmaz.
Sağlık giderleri
MADDE44 – (1) Korunan kişinin sağlık giderleri, genelsağlık sigortası kapsamında karşılanır.Ancak Kanun h ükümlerine göre hakkında koruyucu tedbir kararı
verilen kişilerden genelsağlık sigortalısı olmayan ve genelsağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına da girmeyen veya genel sağlık sigortası prim
borcu sebebiyle fiilen genel sağlık sigortasından yararlanamayan ya da diğer mevzuat hükümleri gereğince tedavi yardımından yararlanma hakkı bulunmayanlar, bu
hâllerin devamısüresince, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1)
numaralıalt bendi kapsamında, gelir testine tabî tutulmaksızın genelsağlık sigortalısısayılır.
(2) Korunan kişinin kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesi kararı varsa, sağlık hizmetlerinden yararlanırken, başvurusunun gizli tutulması, sıra beklememesi,
öncelikli ve en kısa zamanda işlemlerinin tamamlanmasıesastır.
(3) Kanun hükümlerine göre hakkında önleyici tedbir kararı verilen kişinin aynı zamanda rehabilitasyonunun veya tedavi edilmesinin gerekli olduğuna karar
verilmesi hâlinde, genel sağlık sigortası kapsamında karşılanmayan rehabilitasyon hizmetlerine yönelik giderler ile rehabilitasyon hizmetleri kapsamında verilmesi
gereken diğersağlık hizmetlerinin giderleri Bakanlık bütçesinin ilgili tertiplerinden karşılanır.
Harç, masraf ve vergiden muafiyet
MADDE 45 – (1) Kanun kapsamındaki başvurular ile verilen kararların icra ve infazı için yapılan işlemlerden yargılama giderleri, harç, posta gideri ve benzeri
hiçbirad altında masrafalınmaz.
(2) Kanunun 17 nci maddesi uyarınca yapılan ödemeler, gelir vergisi ile veraset ve intikal vergisinden, bu ödemeler için düzenlenen kâğıtlar ise damga
vergisinden müstesnadır.
Davaya katılma
MADDE46 – (1) Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın,çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan ve
herhangi birşekilde haberdar olduğu idarî,cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya müdahil olarak katılabilir.
Yürürlük
MADDE47 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE48 – (1) Bu Yönetmelik hükümleriniAile ve Sosyal Politikalar Bakanı yürütür.

Süt İzni Ayrıntıları

Bilindiği üzere yapılan araştırmalara göre yeni doğmuş bebeğe en faydalı besin anne sütüdür ve anne sütünün henüz vitamin ve mineral bakımından eşdeğeri yoktur.

Sevimli bebeğinizin doğumdan sonraki özellikle ilk aylarında sağlıklı ve düzenli bir şekilde beslenmesi için annesine ihtiyacı vardır. Bebeğin anne sütü ile beslenmesinin bir ihtiyaç olması nedeniyle devlet kurumları ve SSK süt izni adı altında emziren annelere bir ayrıcalık tanımıştır.

Süt izni, dünyadaki pek çok ülkede uygulandığı gibi ülkemizde de çalışan annelerin bebeklerini daha iyi beslemeleri için verilmiş olan bir haktır. Yeni doğum yapmış annelerin bebeklerinin beslenmesini sağlamaları için kullandıkları bu hak, birçok ayrıntıyı kapsar.  Yazımız ile süt izni süresi, süt izninin nasıl alınacağı, süt izninin ne zaman başlayacağı ve kaç saat olduğu gibi birçok önemli bilgiye ulaşabilirsiniz.

İçindekiler

Süt izni nasıl alınır? Süt izni şartları nelerdir? Süt izni ne zaman başlar? Özel sektörde süt izni kaç saattir? Memurlar için süt izni ne kadardır?

Öğretmenlerin süt izni şartları nedir? Süt izninin kullanımı hakkında çalışan kadınların bilmesi gerekenler aşağıda başlık başlık verilmiştir.

Süt izni nasıl alınır?

Süt izni, işverenin çalışan anneye sağlamış olduğu bir jest değil, çalışan kadının kazandığı bir haktır. Çalışan anne, süt izni almak için başvurusunu çalıştığı kuruma yapar. Süt izni kullanımını işverene dilekçe ile bildirir. Çalışan anne süt iznini hangi saatlerde kullanmak istediğini de dilekçede belirtir. İşveren de anneye bu iznin uygun olduğuna dair bir yazı vermelidir. Dilekçe kabul edildikten sonra süt izni kesinleşir. 

Süt izni şartları nelerdir?

Çalışan annelerin süt izni kullanabilmesi, bazı şartları gerektirir. Öncelikle çalışan annenin sigortalı olma şartı vardır. Sigorta priminin düzenli ödenmesi ve en az 1 yıl sigortalı olması gerekmektedir. Çalışan annenin doğum izni boyunca başka bir işte çalışmaması gerekir. Ayrıca süt izninin kullanılması için doğum izninden sonra tekrar işe dönülmelidir.

Süt izni ne zaman başlar?

4857 sayılı İş Kanunu’na göre çalışan anneler, analık izni bittikten sonra süt iznini kullanmaya başlar. Analık izni doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftadır. 16. haftanın sonunda işe dönen anne, süt iznini kullanmaya başlar. Bu izin anne yasal doğum iznini bitirdikten sonra başlar ve çocuk 1 yaşını doldurduğunda sona erer. (Çoğul gebeliklerde doğumdan önceki 8 haftaya, 2 hafta daha eklenir.) 

Özel sektörde süt izni kaç saattir?

Özel sektörde süt izninin süresi, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirlenmiştir. Analık izni biten ve çalışmaya başlayan kadın işçi, günde 1.5 saat olan süt iznini bebeği 1 yaşına basana kadar kullanabilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. 

Memurlar için süt izni ne kadardır?

Kanuna göre kadın memur süt izinleri, kadın işçilerden daha fazladır. Kadın memurlar çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk 6 ayda günde 3 saat, ikinci altı ayda ise günde 1.5 saat süt izni kullanabilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı kadın memurun tercihine bırakılır. Eğer doğum yapan ve analık izni süresi biten memur kesintisiz olarak en az 12 ay süre ile aylıksız izin alırsa, süt izni hakkını kullanmamış olur.

Öğretmenlerin süt izni şartları nedir?

Milli Eğitim Bakanlığı, süt izni kullanmak isteyen öğretmenler ile eğitim kurumu idarecilerinin işbirliği yapması ve hiçbir tarafın mağdur edilmeden süt izninin kullanılmasının sağlanması gerektiği konusunda görüş bildirmiştir. Buna göre, ikili öğretim yapılan eğitim kurumlarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin görev yapmak istedikleri döneme göre haftalık ders programının düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Tekli öğretim yapılan eğitim kurumlarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin haftalık ders programlarının ise öğretmen ile okul idaresi iş birliği içinde dersleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesi kararı alınmıştır. Diğer alanlarda görev yapan öğretmenlerin de ders programlarının, süt izni istekleri göz önünde bulundurularak dersleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Süt izninin kullanımı hakkında çalışan kadınların bilmesi gerekenler

  1. Kullanılan süt izinleri annenin günlük çalıştığı süre içinde sayılır. Süt izinleri için ücretten herhangi bir kesinti yapılamaz. 
  2. Süt izninin hangi saatler arasında olacağına anne karar verebilir. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için eve gidip dönmek çok zor olacağı için genelde işe sabah 1.5 saat geç gidilir ya da akşam 1.5 saat erken çıkılabilir.
  3. Süt izinin günlük olarak kullanılması gerekir ancak uygulamada kadın çalışanlar bu izinlerini haftalık ya da aylık olarak toplu halde kullanırlar. Ancak süt izninin haftalık ya da aylık olarak toplu halde kullanılması yasaya aykırıdır.
  4. Süt izninin temel amacı kadın işçinin ya da kamu personelinin çalıştığı günlerde çocuğunu emzirebilmesidir. Bu nedenle kadın işçi ya da kamu personelinin raporlu olması, izinli olması ya da başka herhangi bir nedenden dolayı çalışamadığı günlerde süt izni kullanılamaz. Kullanılamayan süt izinleri de birikmez. Kullanılamayan süt izinleri sonraya devretmez, daha sonra toplu olarak kullanılamaz. 
  5. Süt izni, işverenin inisiyatifinde değildir mecburidir.  Bebek 1 yaşına gelene kadar emziren annenin süt izni yasal olarak hakkıdır. Eğer çalışan anneye hakkı olan süt izni işveren tarafından kullandırılmaz ise 4857 sayılı iş kanununun 24. maddesine göre kadın sözleşmesini kendisi fesh edebilir. Fesih nedeni haklı bulunduğu takdirde çalışan kadın işverenden kıdem tazminatı ile birlikte ücret ve benzer haklarını talep edebilir.
  6. Süt izninin kullanılmasını işveren reddedemeyeceği gibi anne de bu hakkından vazgeçemez.
  7. Emzirme izin süresi boyunca kadın işçinin başına gelen olaylar iş kazasından sayılır. 
  8. Süt izninin kullandırılmayıp bu sürelere ait ücretin işçiye ödenmesi yasal değildir. Süt izni fiilen kullandırılmalı, bu kullanımların ispatı konusunda işveren kayıt tutmalıdır.

Ülkemizde kadın istihdamını artırmak amacıyla yapılan düzenlemelerden biri olan süt izni, anne ve bebeğin daha çok zaman geçirmesini sağlayan önemli bir kazanımdır. Doğum sonrası bebeğin beslenmesinde bir aksama yaşanmaması için uygulanan süt izni, aynı zamanda çalışan annelerin iş hayatına daha rahat katılmalarını da sağlar. Doğum sonrasında işe dönmek isteyen çalışan anneler, doğum izni ve süt izni ile ilgili haklarını öğrenerek, buna göre çalışma saatlerini düzenleyebilirler.

Anne Adaylarını Bekleyen Süreçler

Hamilelikten önce yapacağınız bazı planlar ve değişiklikler sayesinde, daha sağlıklı bir gebelik süreci geçirebilirsiniz. Unutmayın anne olmak, hayatınızın akışını değiştirecek önemli bir olaydır. Planlı bir hamilelik sürecinin olması sizi ilerde karşılaşacağınız zorlukları daha kolay ve bilinçli bir şekilde atlatmanızı sağlar. Pek çok anne adayı hamile kaldığını birkaç hafta geçmeden bilememektedir. Oysa bu ilk haftalar, fetus için en kritik dönemlerdir. Çünkü organlar bu dönemde oluşur ve bu dönemde fark edilmeden kullanılan sigara, alkol ve bazı ilaçlar bebeğin normal gelişimini aşırı derecede engeller.

İdeal olarak gebe kalmak istediğiniz tarihten 3 ay öncesinde doktorunuzdan randevu alıp, ön görüşme yapmanız doğru olacaktır. Bebek sahibi olmak için bir kadının en uygun olduğu yaş dilimi 18-35 yaşları arasıdır. Doktorunuz, sizin sağlık ve sosyal bakımlardan özgeçmişinizi değerlendirecek, muayenenizi yapacak, çeşitli tetkikler yapacak ve bu şekilde gebelik sırasında oluşabilecek anormal durumlar karşısında hem sizi hem de kendisini hazırlayacaktır. Bunun yanında sağlıklı bir yaşam tarzı, siz ve bebeğiniz üzerinde büyük olumlu etkiye sahiptir.

İşte gebelik öncesi yapmanız gerekenler

  • Gebe kalmadan önce her gün 0.4mg Folik asit destek tedavisi başlayın! Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren “B9 vitamini” yani folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı için, gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu ve doğal gıdalarla yeterince karşılanmadığı için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur. Folik asit eksikliğinde “nöral tüp defekti” denen sinir sisteminde omurilik kanalının tam kapanamamasına bağlı anomaliler olur. Özellikle, daha önceden folik asit eksikliği saptanmış veya nöral tüp defekt anomalili bebek doğurmuş kadınlar, gebe kalmayı düşündükleri tarihin en az 3 ay öncesinden itibaren mutlaka B9 vitamini olarak bilinen folik asit günlük olarak alınmaya başlanmalıdırlar.
  • Tartıya çıkın ve kilonuzu kontrol edin! Sağlıklı ve dengeli beslenmelisiniz. Dengeli beslenmeyle kastedilen ana besin maddelerinin dengeli oranlarda tüketilmesidir. Yağ ve şeker tüketiminizi azaltmalısınız. Proteinden zengin bir beslenme şekli seçmelisiniz. Yağsız süt ve süt ürünleri, balık ve beyaz etler diyetinizde yer almalıdır. Mutlaka bol taze meyve ve sebze alınmalı, bunun yanında makarna, pirinç, baklagiller gibi farklı besin gruplarını da tüketmelisiniz.
  • Sigara kullanıyorsanız mutlaka bırakın! Son yapılan çalışmalar günde on taneden fazla sigara tüketimi gebe kalma şansını önemli oranda azaltmaktadır. gebelikte kullanıldığında gebeliğin düşük (Abortus ) ile sonuçlanmasının yanında bebekte gelişim geriliğinin olmasına ve erken doğuma neden olabilir.
  • Stres ve endişeden çok uzak durmalısınız! Gebeliğe karar verdikten sonra gebelik oluşumunun ilk aylarda olmaması sizi strese sokmamalıdır. Her şey normal olsa, uygun zamanda ilişki olsa bile her ay için gebelik şansı %25 civarındadır. Normal düzenli ilişkiye rağmen bir kadının gebe kalamaması durumunda kısırlık incelemelerini başlatmak için genellikle çok aşikar bir anormallik yoksa 1 yıl beklenir. Bir yıl sonunda herhangi bir patolojisi olmayan çiftlerin bile gebe kalma şansı %98’dir. Yani %2 olguda her şey normal olmasına rağmen gebelik 1 yıl gecikebilir. Gebe kalma şansı düzenli adet görenlerde adetin 12-15. günlerinde en fazladır. Düzenli bir cinsel yaşam ve haftada 3 veya daha fazla ilişki gebe kalma şansını artırır.
  • Bir takvim üzerinde adet günlerinizi işaretleyin! Yumurtlama günlerinizin hesaplanabilmesi için adetinizin ne zaman başladığı, kaç gün sürdüğü ve adet düzensizliklerinizin olup olmadığını tespit etmelisiniz. Bu durum doktorunuz tarafından da kontrol edilecektir.
  • Guatr, hipertansiyon, kalp hastalıkları, Diabetes Mellitus veya epilepsi gibi sistemik bir hastalığınız varsa ilgili doktorlarla görüşüp gebelik sırasında hastalıkla ilgili olası riskler açısından bilgi sahibi olmalısınız. Anne ve babada olabilecek kalıtımsal hastalıkların tespiti doğacak çocukta da bu hastalığın görülme olasılığını tespit etme açısından çok önemlidir. Kullandığınız ilaçları mutlaka doktoruzla paylaşın!
  • Kahve, kola ve aşırı miktarda çay içmeyi kesin! Yapılan çalışmalarda gebe kalmadan once kadının aşırı kafein tüketiminin yumurta kalitesini azalttığını göstermiştir.
  • Eşinizin alkol, sigara tüketimine sınırlama getirmesini isteyin! Sperm kalitesini artırabilmek için ağır spor ve egzersiz yapmayıp, stresden uzak kalmasını sağlamalısınız.
  • Moral ve motivasyonunuzu yüksek tutun! Düzenli olarak hafif egzersizler yapın ve en az günde 8 saat uyumaya gayret edin.
  • Gebelik öncesi hemoroid, anal fissür gibi problemleriniz varsa bunların önceden tedavisi gereklidir. Çünkü gebeliğiniz süresince bu şikayetleriniz sizi daha sık rahatsız edebilir.
  • Yumurtlama günlerinizde adetin 10. ve 16. günlerinde günaşırı ilişkiye girin! Her cinsel ilişkiden sonra hemen ayağa kalkmayın, ayaklarınızı duvara dayayıp yarım saat bekleyin.
  • Bu arada belinizin altına ince bir yastık yerleştirin. Böylece spermlerin vajina içinden rahme yolculuğuna yardımcı olursunuz.
  • Diş doktorunuzdan randevu alın! Diş problemleriniz varsa bunların gebelik öncesi tedavisini yaptırmalısınız. Çünkü gebeliğinizle birlikte bu problemleriniz artabilir.